türk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
türk etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Haziran 2010 Pazar

Türk Toplumunda Sorularla Matematik Korkusu

1-Bir aşçısınız yıllar boyunca yemeye mecbur olduğunuz yemek yiyenler tarafından beğenilmeden yenmeye çalışılıyorsa yemeği hala atalarınızdan gördüğünüz şekilde yapmaya devam mı edersiniz yoksa yemeğin daha lezzetli olması için yeni yollar mı ararsınız ?

2-Atalarınızdan dinlediğiniz bir masal çocukların her gece kabus görmesine neden oluyorsa siz de her gece aynı masalı anlatmaya devam mı edersiniz yoksa çocukları rahatlatacak yeni masallar mı bulmaya çalışırdınız ?

3-Atalarınız tarafından yapılan şarkı ve türkü besteleri çocukların çoğunun psikolojisini bozmaya devam ediyorsa aynı besteleri çalmaya devam mı ederdiniz yoksa onların beğenerek dinleyeceği yeni besteler mi yapmaya çalışırdınız ?

4- Yaptığınız bir işte genel performans diğer ülkelere göre çok düşükse çevrenizdekileri suçlamaya devam ederek aynı çizgide çalışmaya devam mı ederdiniz yoksa nerede hata yapıyoruz diye şapkanızı önünüze koyup düşünür müydünüz?

5- Yıllardır modası geçmiş ve sizi her zaman yolda bırakan, sıkıntıya sokan aracınızı hala tamir edip yola devam etmeye mi çalışırdınız yoksa günümüz şartlarına uygun yeni modeller mi bulmaya çalışırdınız ?

Necip GÜVEN Eskişehir

Not: Siz de bu sorulara ilave sorularla katkıda bulunabilirsiniz.

Türk Toplumunda Matematik Korkusu

Beynin Programlanması: Her toplumun bir genel hafızası bir de toplumun fertlerine ait bireysel hafızası vardır. Birçok insan özel hafızasını programlarken toplumda oluşan genel hafızanın etkisinde kalır ve özel hafızasına bu programları depolar. Eğer o toplumda olayların nedenleri ve niçinlerini sorgulayan bir sistem yoksa sorgulamadan aldıkları bilgileri yine aynı yollarla toplumun yeni bireylerine ulaştırırlar.

Beş Maymun Hikayesi ve Kuramsal Negatif Öğrenme

Kafese beş maymunu koyarlar..Ortaya da bir merdiven ve tepesine de iple muzları asarlar.Her bir maymun merdivenleri çıkarak muzlara ulaşmak istediğinde dışarıdan üzerine soğuk su sıkarlar..

Her bir maymun ayni denemeye giriştiğinde buz gibi soğuk suyla ıslatılır...

Bütün maymunlar bu denemeler sonunda sırılsıklam ıslanırlar. Bir süre sonra muzlara hareketlenen maymunlar diğerleri tarafından engellenmeye başlanır.

Daha sonra, suyu kapatıp maymunlardan biri dışarı alınıp yerine yeni bir maymun (adı: "A" olsun) koyulur. İlk yaptığı iş muzlara ulaşmak için merdivene tırmanmak olur; fakat diğer dört maymun buna izin vermez ve yeni maymunu döverler...

Daha da sonra ıslanmış maymunlardan biri daha yeni bir maymunla ("B") değiştirilir ve merdivene ilk yaptığı atakta dayak yer.Bu ikinci yeni maymunu (B) en şiddetli ve istekli döven ilk yeni maymundur (A).

Islak maymunlardan üçüncüsü de değiştirilir. En yeni gelen maymun (C) da ilk atağında cezalandırılır. Diğer dört maymundan yeni gelen ikisinin (A ve B) en yeni gelen maymunu niye dövdükleri konusunda hiç bir fikirleri yoktur..

Son olarak en bastaki ıslanan maymunların dördüncüsü ve besincisi de yenileriyle (D ve E) değiştirilir. Tepelerinde bir salkım muz asılı olduğu halde artik hiç biri merdivene yaklaşmamaktadır..Neden mi?

Çünkü burada işler böyle gelmiş ve böyle gitmelidir...

Toplum tarafından oluşturulmuş hafızanın bizim duygularımız, düşüncelerimiz ve davranışlarımızı ne kadar etkili ve nasıl etkileyebileceği konusunda daha bir uç örnek verelim.

Fransız, İngiliz, Alman ve Türklerden oluşmuş bir topluluğunun lokantada yemek için oturduğunu düşünelim.Yemeğin başında tabaklarda nar gibi kızarmış etler geliyor.Doğal olarak bu etleri gören herkes iştahla yemeğe hazırlanırken Türklerin bulunduğu gruptan bir kişi garsona bu etin ne eti olduğunu soruyor.Garson ‘’ Efendim, etimiz kurbağa bacağı.’’ dedi.

Bu cevap Fransız,İngiliz ve Almanlar tarafından sevinçle karşılanırken Türk müşteriler üzerinde tam bir tiksinti ve şoka neden olur.Çünkü herkes yemeğe o zamana kadar zihinlerinde oluşturulmuş toplumsal programa göre tepki vermiştir.

Verdiğim örnek biraz uç örnek oldu ama derdimiz daha iyi anlatmak için bulabildiğim en iyi örnek. Çünkü matematiğin toplumsal bir canavar ilan edildiği bir ülkede bu şartlar altında matematik öğrenirken öğrencilerin doğal zekalarını ortaya koyarak başarılı olmaları imkansız değil ama çok zordur.

ÇÖZÜM:1-Çözümün ilk şartı matematikte yaşadığımız başarısızlıkların nedenlerini ve sonuçlarını iyice sorgulayarak sorunun matematikte değil matematik öğretiminde olduğunu ortaya koymalıyız.
2-Tüm matematik başarısının temelinin ilköğretimin 1.kademesi olduğu gerçeğinden yola çıkarak sınıf öğretmenlerinin en az matematik öğretmenleri kadar matematik sevmesi gerektiğini görerek onların eğitimine daha fazla önem vermeliyiz.

3-Matematik başarısını bir zekâ ölçeği gibi düşünmekten vazgeçmeliyiz.

4- Matematik öğretiminde ezber yönteminden vazgeçerek öğrencilere matematiği sevdirecek yeni yöntemler ve yollar bulmalıyız.

5-Öğrencileri sözel , sayısal türü zeka türleri ayrımına tabii tutarak, her biri parmak izleri gibi farklı özelliklere sahip ama her zeka türünden renklere ve tonlara sahip öğrencilerin bu renk mozaiğini parçalamamalıyız.

6-Eğitimcilikte diplomanın tek başına her şeyi çözen sihirli bir değnek olmadığı bilinciyle öğrenmenin ve gelişmenin beşikten mezara kadar olduğu gerçeğini unutmamalıyız.

Necip GÜVEN Eskişehir